Türkiye avrupa’nın çöp sahası, akdeniz atık koridoru değildir
22.07.2026 12:28:00
Son dönemde Akdeniz kıyılarında görülen plastik kökenli atık ve parçacıklar,
denizlerimizdeki mikroplastik kirliliğini yeniden bütün açıklığıyla gündeme
getirmiştir. Akdeniz Kent Konseyleri Birliği olarak bu kaygı verici gelişmeleri
yakından takip ediyoruz.
Bu sorun yalnızca sahillerimizin görüntüsünü ve turizmi etkileyen mevsimsel
bir kirlilik değildir. Deniz ekosistemini, biyolojik çeşitliliği, balıkçılığı,
gıda zincirini ve halk sağlığını tehdit eden bölgesel bir krizle karşı
karşıyayız. Dünya Sağlık Örgütü, insanların mikroplastik ve nanoplastiklere
gıda, su ve hava yoluyla maruz kalabildiğine dikkat çekmektedir. Sağlık
üzerindeki etkilerin bütün boyutları henüz araştırılıyor olsa da bilimsel
belirsizlik, tedbir almamak için gerekçe olamaz.
Avrupa’nın plastik atık yükü Akdeniz’e devredilemez
Denizlerimizdeki mikroplastik kirliliği tartışılırken uluslararası plastik
atık ticareti görmezden gelinemez. Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği,
2023 yılında birlik dışındaki ülkelere yaklaşık 1,3 milyon ton plastik atık
göndermiş; Türkiye bu atıkların yüzde 22’sini alarak ilk sırada yer almıştır.
Üstelik bu miktara Birleşik Krallık’tan gönderilen plastik atıklar dâhil
değildir.
2026 yılında yayımlanan bilimsel araştırmada ise Adana’daki plastik geri
dönüşüm tesislerinin aşağısında bulunan sulama kanallarındaki mikroplastik
yoğunluğunun, üst bölgelerdeki değerlere göre 132 kata kadar yükseldiği
belirlenmiştir. Bazı noktalardaki mikroplastik akışının saatte 5,3 milyar
parçacığı aştığı; geri dönüşüm faaliyetlerine özgü plastik pelet ve
parçacıkların tesislerin aşağısından alınan örneklerde bulunduğu ortaya
konulmuştur. Bu kanalların Seyhan Nehri üzerinden Akdeniz’e ulaşması, meselenin
yalnızca bir kentin değil bütün Akdeniz havzasının sorunu olduğunu
göstermektedir.
Bu bulgular, Akdeniz kıyılarında son dönemde karşılaşılan kirliliğin
doğrudan ithal plastik atıklardan kaynaklandığını tek başına kanıtlamamaktadır.
Ancak Avrupa’dan getirilen plastik atıkların işlendiği tesislerin, bu
tesislerden gerçekleşen atık su deşarjlarının, nehirler yoluyla denize taşınan
parçacıkların ve ithal edilen atıkların nihai akıbetinin bilimsel araştırmalara
mutlaka dâhil edilmesi gerekmektedir.
Geri dönüşüm adı altında yürütülen hiçbir faaliyet; havamızı, toprağımızı,
su kaynaklarımızı ve denizlerimizi kirletme hakkı vermez. Avrupa ülkelerinin
kendi tüketimleri sonucunda ortaya çıkan plastik atıkları başka ülkelere
göndererek çevresel sorumluluklarını devretmeleri kabul edilemez. Türkiye,
Avrupa’nın çöp depolama ve bertaraf alanı değildir. Akdeniz de uluslararası
atık ticaretinin bedelini ödemek zorunda değildir.
Bilimsel araştırmaların takipçisiyiz
Akdeniz Kent Konseyleri Birliği olarak Adana Kent Konseyi, Çukurova Kent
Konseyi, Seyhan Kent Konseyi ve başta Doğu Akdeniz’deki kent konseyleri olmak
üzere bölgedeki paydaşlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz.
Açık çağrımızdır;
·
Plastik atıkların ithalatı derhal
durdurulmalı
- Plastik geri
dönüşüm tesislerinde mikroplastik filtreleme sistemleri zorunlu hâle
getirilmeli; atık sular düzenli ve bağımsız biçimde analiz edilmelidir.
- Akdeniz
kıyıları, akarsu ağızları ve sulama kanallarından su, sediment ve canlı
örnekleri alınarak kirliliğin kaynağı bilimsel yöntemlerle
belirlenmelidir.
- İlgili
bakanlıklar, kıyı belediyeleri, üniversiteler, kent konseyleri ve meslek
kuruluşlarının katılımıyla bölgesel bir izleme ve müdahale mekanizması
kurulmalıdır.
Akdeniz yalnızca ekonomik bir değer veya turizm alanı değildir; yaşayan bir
ekosistem, ortak yaşam alanımız ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzdur.
Akdeniz zarar görürse turizmle birlikte balıkçılık, gıda güvenliği, kıyı
yaşamı, ekonomi ve halk sağlığı da zarar görür.
Akdeniz Kent Konseyleri Birliği olarak bilimsel çalışmaların takipçisi
olacak, Akdeniz havzasındaki kent konseyleriyle dayanışmayı büyütecek ve
gerekli kamuoyu baskısını kararlılıkla oluşturacağız.
Avrupa kendi çöpünün sorumluluğunu üstlenmeli, Türkiye’nin ve
Akdeniz’in geleceği atık ticaretine kurban edilmemelidir. Çünkü Akdeniz’in
yaşaması, hepimizin yaşaması demektir.
NURHAN ÖZCAN
Akdeniz Kent
Konseyleri Birliği Başkanı